USTASINDAN TURNA AVI:

                                                   

          Balık avı şans ile becerinin harman olduğu bir spordur.
Bu makale belki şansınızı artırmayacaktır,ancak gerekli olan
beceriyi

Kazanmanıza yardımcı olması umuduyla “En değerli bilgi
paylaşılan bilgidir” felsefesiyle hazırlanmıştır.Burada yer alan
bilgiler yılların tecrübe birikimiyle yaşanarak elde edilmiş ve
gerek yerli gerekse yabancı ustaların tavsiyeleri kaynak
gösterilerek sizlere sunulmaya çalışılmıştır.

          Amatör balık avcılığına gönül verdiğim günden bu yana avlanamadığım günlerde en çok avını düşlediğim türlerden
biri TURNA balığıdır.Benim gibi bir çok tatlısu amatör
balıkçısınında düşü olmuştur turna.Bence bunun nedeni avcının
en önemli beklentilerinden biri olan bir şeyler tutabilme isteğine
uygun yem varlığında iyi cevap vermesi ve beklide daha önemlisi
cüsseli iri bir balık yakalama isteğini tatmin edecek boylarda yakalanabilmesidir.

TURNAYI TANIYALIM:Dünyanın kuzey yarıküresine yaygın olarak bulunduklarından Amerika’da NORTHERNPİKE “Kuzey turnası”
adını almışlardır.Bilimsel olarak sistematikte şu şekilde yer alır;

Class(sınıf):Osteichthyes

Subclass(Alt sınıf):Actinopterygii

Infraclass(İç sınıf):Teleostei

Division(Bölüm):Euteleostei

Superorder(Süperordo):Protacanthopterygii

Order(Ordo):Salmoniformes

Suborder(Altordo):Esocoidei

Family(Familya):Esocidae

Species(Tür):Esox lucius

Görünüm:Torpido görünümlü balıklardandır.Ülkemiz sularında
bildiğim 2 türü yaşamaktadır,bunlardan ilki kuzey turnası olarakta adlandırılan northernpike 8Esox Lucius) benekli turnadır.Koyu
yeşil yada gri taban üstüne açık renkli kamuflajlı desenler içerir.
En yakın akrabası olan Muskie’den farkı budur 20-120 cm arasında
 oltaya gelir.Yabancı kaynaklarda pike,great northern pike,jack,
pickerel adlarıylada anılmaktadır.Diğeri ise; çizgili turna olarak adlandırdığım bir ara sadece Kesikköprüde gördüğüm
(Esox Masquinongy)dir.Bu türün Amerikalı meraklıları tarafından
göle aşılandığını düşünmekteyim.Ancak bu tür Kesikköprüde daha
 sonra kaybolmuştur.Yabancı kaynaklarda muskie,musky,maskinonge,leopard muskellunge adlarıyla geçen
türün Amerika dışında nadiren yaşadığı bildirilmektedir.Muskie açık
 renkli kirli beyaz zemin üzerine koyu siyah yada yeşil çizgiler içerir.
Birde bu iki cinsin melezi olan çeşitler vardır.Burada anne çizgili
turna baba ise benekli turnadır.Melez turnalarda desenler çok belirgin değildir.Boy ve cüsse olarak daha küçüktürler.Melez olan cinsine
Kaplan turna tiger muskie denir.Her ne cins olursa olsun av
yöntemleri değişmez.Ayrıca ülkemizde hepsine birden turna denilmektedir.Kesin ayırıcı özellik ise turnaların desenlerinden ve
turnanın alt çenesinde bulunan radar gibi görev yapan duyu
delikleriyle yapılır.Benekli turnada alt yarım çenede 4-6 arası,
çizgili turnada ise 6-9 duyu deliği vardır.Turnaların göz çukurları
 kafatasının üst yan kısımlarında yer alır.Bu şekilde baş üst
 seviyesinden daha yukarıda olan avını altta sessizce beklerken
görme şansına sahip olur.Fuziform yani torpido şeklinde ince
uzun bir görünümleri vardır.Kafaları ördek gagası şeklinde olup
köpek balığınınkine benzer içe dönük oldukça sivri dişleri vardır.
Bu dişler avcının en çok dikkat etmesigereken kısımlardır.Balığı
yakalayınca kesinlikle ağız içine el sokmamak gerekir.Çok ciddi
kanamalara neden olabilir.Bu nedenle ya ensesinden kavrayıp
göz çukuruna iki parmakla baskı yapılarak yada en iyisi eldivenle
 tutmaktır.

Su ısısı:Turnalar için 30 derece üzeri su sıcaklığı öldürücüdür.Bu
dönemlerde derinlere çekilirler.İdeal su sıcaklığı 19-25 derece
arasındadır.

Tuzluluk: Turnalar Crossman adlı araştırıcının belirttiğine göre
Batlık denizini kullanarak bu denize akan yakın dere ağızlarına geçebilmektedirler.

Suyun oksijenlenmesi ve pH:Turna için 3mgDO/L pH:turna 6-8.6
 pH dereceleri arası suları sever.

Üreme: Buzların erimesinin hemen ardından olur.İklim şartlarına
göre çiftleşme süresi birkaç günden 1 aya kadar sürebilir.Ülkemizde
 bu süre şubat sonu ile nisanın başı arasında değişmektedir.
Dünyadada kuzey yarı küredeki aynı enlemlerde bulunan ülkelerde
 durum farklı değildir.Amerika ve Kanada da bu süre mart-mayıs
arası verilmektedir.1958 yılında yapılan bir araştırmada radyo
vericisi takılan turnaların çiftleşmek için 25 mil kadar yol
katettikleri görülmüştür.Çiftleşme genellikle öğleden sonra gerçekleşmektedir.Yumurtalarını taze kar suyunun geldiği dere ağızlarına,saz diplerine otluk düzlük alanlara bırakma
eğilimindedirler.Bu durumu fark eden bazı bilinçsiz insanlarla
özellikle bu dönemde kıyıdan zıpkınla,tüfekle serpmeyle hatta
kazma ve dirgenlerle bile maalesef yok edilmektedirler.Yumurtalarını
2-6 derece arası bırakmaya başlarlar ideal yumurtlama ısısı 8-18
derece arasındadır.Yumurta bırakma oranı şu şekilde hesap edilir.
Franklin ve Smith’e adlı araştırıcıların geliştirdiği formüle göre
Y=4401x4L-66,245 Bu denkleme Y= yumurta sayısı L=balığın boyu
 olarak hesaplanır.Döllenmiş yumurtadan yavru 2 haftada çıkar.
Turnalar bizim yer aldığımız enlemde iki yaşında seksüel olgunluğa erişmektedirler.Alaska gibi soğuk yerlerdede bu yaş 4-5 olarak bildirilmektedir.Buralarda yumurta dökme süreside mayısın sonları
ile haziran başını bulmaktadır.Bu nedenle hava koşullarının sert geçtiği yıllarda avın neslini devam ettirebilmesi için mart yerine nisan ayını beklemek av ahlakına daha uygun bir davranış biçimi olacaktır.Ayrıca ülkemizde turna avı yasağının 30 marta yani bu güne kadar uzatılması isabetli bir karar olacaktır.Avcılıkta avın enaz bir kere döl vermesinden sonra avlanılması prensibi vardır.Bu nedenle bizim av sirkülerindeki
turna avlanma boyutunun 40 cm olması ve %5 oranında küçük boylara müsaade gösterilmesi son derece isabetli bir seçimdir.2 yaşındaki bir turnada 36 cm boya tekabül etmektedir.

Beslenme ve yaşam biçimi:Yumurtadan yeni çıkan yavrular önce
plankton denilen çok küçük canlılarla beslenir.1 ay kadar sonra
dişlerin gelişmeye başlamasıyla yırtıcı özellik kazanırlar.Dünyada
kabul edilen görüşe göre turnalar kendi vücut uzunluklarının 2/3 çü
kadar ve daha küçük boyuttaki diğer balıklara ve su canlıları ile beslenirler.En iyi besin kaynakları küçük karideslerdir.Aynı zamanda
turnalar leş yiyici olarakta görülmektedirler.Nisbeten ılık ve yavaş
 akışlı suları sever.Genellikle popülasyonun kontrolü için barajlara salınırlar.Tatlısu içindeki en önemli yırtıcılardan biridir.Kimi zaman
 haksız bir şekilde canavar balık şeklinde lanse edilir.Suda hareket
eden kendinden küçük her türlü canlıya,ördeklere kuşlara saldırdığı
şeklinde söylentiler bile çıkarılır.Bu durum ancak bir turnanın o kuştan
3 kat daha büyük olması durumunda olabilir.Turnanın midesinden kuş
tüyleri çıktığı zaman zaman görülmektedir.Ancak bunun turnanın
kuşlarada saldırdığı anlamına çekilmemesi gerekir.Bu olay olsa olsa
ölüp dibe batmış yada avcılar tarafından vurulup yaralanmış ve atipik titreşimler çıkaran bir kuş yada yavrusunun bir turna tarafından yenmiş olabileceğini şeklinde algılanmalıdır ama herkesin birilerinden duyduğu böyle bir hikaye vardır.Bu nedenle adına en çok efsane uydurulan
balık olma rekorunu elinde bulundurur.Aslında doğadaki diğer tüm
yırtıcılar gibi sadece aç olduğunda avlanır.Zevkine öldürmez.Av olarak
 diğer doğal yaşam zincirindeki yırtıcılar gibi hastalıklı zayıf yaralı yada başka nedenlerle hareketsiz kalmış yada güçsüz yemlere saldırır.
Böylece hem popülasyon kontrol edilir hemde doğal yem florasının
hayatta kalan sağlıklı seçkin örneklerden üremesi sağlanmış olunur.
Zaman zaman bu balığa karşı diğer balık nesillerini korumak adına
sınırsızca avlanılmalı gibi düşünenler görülmektedir.Ancak insan eliyle doğal denge sağlanamaz.Her lokal ortamda türler doğal dengelerini
kendileri sağlarlar.Çoğu kişi tatlı sularımızda yer alan tatlısu levreğindeki azalmayı turnaya bağlamaktadır.O bölgede yer alan turnanın ya levreği yiyerek yada levreğin yediği gümüşü tüketerek levrek neslinde azalmaya neden olduğunu düşünmektedir.Bu son derece haksız bir suçlamadır.
Hem turna hem levrek ikiside dişli balıktır.Doğal ortamda cinsi ne olursa olsun büyük balık küçük balığı yakalayabilirse yutar.Birbirine yakın
cüssede iki yırtıcının örneğin aslan ile kaplanın ortamda başka yem
varken hiç birbirine saldırdığı görülmüşmüdür.Olsa olsa aynı av için
 rekabet söz konusudur.Biri yavru biri kiloluk bir balık olsun diyelim,
büyük küçüğü yakalayabilirse yutar.Bu büyük bir yırtıcı balık olmayan sazanda olabilir.Yani iri bir sazan hem yavru bir turnayı,hemde yavru
bir levreği yutabilir.Bu anlamda turnanın levreği yok etmesi mümkün değildir.Çünkü hem levreğin hemde turnanın asıl hedefi aynı suda yer
alan diğer balık türleridir.

                 Bu kadar avlanma yapılmasına rağmen turnanın nasıl olupta tükenmediği ve balığın yaşam şartları merak konusu olunca Amerikan Sportif balık avcılığı komitesince çalışmalar yapılmıştır.Radyo vericileri çalışmaları sonucu turna kıyıdan gerek yaz gerekse kış aylarında kıyıdan
 en çok 300 metre civarında bir mesafede durmaktadırlar.Sanılanın aksine kışın yaza göre daha çok yer değiştirmektedirler.Ve bir önceki güne göre
200 metre yer değiştirmektedirler.Yani diğer bir deyişle turna bir günde sadece 200 metre mesafede bir uzaklığa gitmektedir.Bütün çalışmalar turnanın en fazla 4-5 metre derinliklere gittiğini daha doğrusu bu
derinlikteki suları sevdiğini göstermektedir.Gündüz ışığında avlanırlar
gece çok nadir yeme gelirler.Çok güneşli havalarda daha derine inerler.Sıcağı sevmezler.30 derece üzeri su sıcaklığına dayanamazlar.
Hava bulutlu yada kapalıysa yüzeye daha yakın olurlar.Çok nemli
havalarda ve aşırı sıcaklarda bir ot kümesi gölgesine saklanırlar kolay
kolay hareket etmezler.Bu komite tarafından yapılan Tanana,Tolovana
ve Minto çalışmaları göstermiştirki kış ve erken bahar aylarında turnalar oksijeni az durgun su ve göl derinlikleri yerine oksijenden nisbeten daha zengin nehir yataklarına yönelmişlerdir.Buzların erimeye başlamasıyla göllerdeki üreme alanlarına geri dönmektedirler.

                 Turna yırtıcı balıklar arasında metabolizması en hızlı
olanlarından biridir.Bunu 8 silindirli benzinli bir motora benzetebiliriz.Boyunun 1/3 oranındaki bir balığı yaklaşık 20 dakikada sindirir.Bu nedenle eğer çok hareket ederse çok sık beslenmeye ihtiyaç duyar eğer avlanamazsa güçsüz düşüp daha büyük balıklara yem olacağından avı yakalaması kesin olmadan ava saldırmaz.Turna avındaki balıkçı başarısının yüksek olması bu nedenledir.

 

AV ZAMANLARI:Doğal takvime göre suya cemre düşmesinden pazarlarda ayvaların görülmesine kadar turna avcılığı yapılabilir.Yürürlükteki
sirkülere göre 15 aralık ile 1 mart arası turna avı yasaktır.Bu yasağın
 nisana doğru uzatılması verdiğim bilgiler ışığında dileğimizdir.En iyi
zaman ilkbahar ve sonbahar aylarıdır.Ben en çok turnayı eylül ve ekim aylarında avlamışımdır.Genelde ava gitmek için bir gün içindeki en ideal vakit nedir denildiğinde herkes sabah erken akşam geç saatler diye bir cevap verir.En ideal saat kavramı mevsimlere göre değişir.Bu nedenle
 sabah erken kavramı denildiğinde sabah ezanı okunurken tekneyle suda olmak yada oltayı atmış olmak anlaşılmalıdır.Akşam ise durum biraz değişiktir.Akşama doğru denildiğinde ikindi ezanı ile akşam ezanı
arasındaki vakti anlaşılmalı ve yatsı ezanı vaktinde av bitirilmiş olmalıdır.Yani kısacası güneş saati kavramına paralel olarak av için
kıymetli olan saatler ezan sesiyle tesbit edilebilir.

MALZEME:Bu konuda başlı başına ayrı bir uzmanlık konusudur.Biz burada asgari kriterleri vermeye çalışacağız.

KAMIŞ SEÇİMİ:

                              Turna avı için gerekli kamış avcının kıyıdan yada tekneden avlanma olanağına göre değişmektedir.Tekneden yapılacak
avda tutulan balığın tekneye alınması sırasında ve yemi savururken teknedeki diğer avcıların emniyeti için genellikle kıyıdan ava göre daha
 kısa kamışlar tavsiye edilir.Benim önerim tekne için 160-200 cm.arası kamışlar uygundur.Kıyı içinse 200-300 cm. arası kamışlar uygundur.Kamışlar ya teleskobik yada iki yada üç parçalı şekilde satılmaktadırlar.Kamışların üzerinde kaç gram atarı olduğu alt ve üst limitleriyle yazılıdır.Bu rakam atılacak yem ağırlığıyla ile ilgili olduğu
kadar kamışın yerden kaldıracağı yük ve bunda verimli olarak
kullanılacak olta ipi kalınlığı içinde bir ip ucu verir.Örnek olarak
50-100 gr. Atarlı bir kamışımız var diyelim.Buna uygun olta ipi yada
yaygın adıyla misina kalınlığı ne olmalı? Pratik olarak bunu 50 ile çarptığınızda sonuç alırsınız.Yani 2,5-5 kg. çekerli misina bu kamışa uygundur.Ayrıca bu kamış 5 kg. lık bir turnayı kırılmadan çeker.Kamışın dayanıklılığı boyundan çok yapıldığı madde ile ilgilidir. Kamışlar doğal olarak sazdan, bambudan yapılabilir.Bambu şemsiye teli kalınlığında
yada daha ince liflere ayrılarak polyester yada bunun türevlerine yatırılıp polyester emdirildikten sonra kurutulur.Elde edilen polyesterlenmiş lifler standart büyüklükte tornadan geçirilip yuvarlak bir halka çevresine birleştirilir ve üzeri tekrar polyester yada türevleriyle kaplanarak
cilalanır.En dirençli ve esnek kamış budur.Ancak bu işlem oldukça
pahalıya mal olduğundan yaygın talep olmaması nedeniyle sadece özel sipariş ile günümüzde yapılmaktadırlar.Yaygın olarak sentetik polimer lifleriyle kamışlar yapılmaktadır.Bu tip kamışlar içinde en çok tercih
ettiğim fiber çift parçalı ve her iki parçanında içleri tamamen dolu olan kamış tipleridir.İki parçalı olanlar aksiyon dediğimiz bükülme hareketini daha iyi yaptıkları için kayık için daha çok tercih edilirler.Teleskobik olanlarda kıyı için daha uygun olarak görülmektedir.Kamışlardaki önem verilmesi gereken diğer birkonuda aksiyondur.Aksiyon kamışın bükülebilmesi demektir.Kamışlar hızlı, geç ve orta aksiyonlu olarak üç grupturlar. Hızlı aksiyon denince kamışın sadece ¼ en uç kısmının bükülmesi anlaşılır.Orta aksiyonda kamışın 1/3 uç kısmı bükülür.Geç aksiyonda ise ½ kısmı bükülür.Kayıktan avlanıldığında turna kamışları genellikle orta aksiyonlu yada geç aksiyonlu kamışlar olmalıdır ki
kolay esnesin ve kırılmasın.Hızlı aksiyonlu kamışlar kıyıdan avlarda kullanılırlar ayrıca daha çok şamandıralı avlarda kullanılırlar.Kamış
konusu başlı başlına ayrıca uzmanlık gerektiren bir konudur.

MAKİNE: Olta makinalarının üzerinde ilk bakıldığında bir takım ölçüler görürüz.

Gear ratio: 5.2:1 gibi bir rakam olsun bunun anlamı şudur.Her bir
 çevirişte içindeki dişli 5.2 kere dönmektedir. Yani makinanın kolunu
1 kez çevirdiğinizde misinayı doladığınız kısım 5.2 kez dönmektedir.
Tur oranı en az 1 re 4 olmalıdır.

Weight: makinanızın ağırlığı Oz yada gr. cinsinden verilir. 1 oz=28.35 gr kullanacağımız makina kolu yormamalıdır.Bu nedenle 350 gr. Dan daha
ağır olması istenmez.

Line capacity: Bu terim makinanızın misina kapasitesini gösterir.Ya
Lb/Yds yada mm./m. Cinsinden verilir.Lb/Yds cinsinden verildiyse
misinanın kaç libre çekeceği /yard anlaşılır 1lb 0.4536 gr. gelir.1 yard
ise 0.9144 metredir. Rakam 8-240 olsun bu 3.6288 kilo çekeri olan
 misinadan 221.52 m. makinaya  sarabilirsiniz demektir.Yada mm/m cinsinden verildiyse 0.30-180 örneğindeki gibi ise bu da 0.30 milim çapındaki bir misinadan 180 metre sarabileceğiniz anlamı çıkar.Bunun pratikteki önemi şudur. Diyelim ki biz üç oluk yani 0.3 milim çapındaki misinadan makinaya sarmak istiyoruz ve genelde misinalar 100 metre satılıyor. Bu makinanın kapasitesi 180 metre olduğundan makinada 80
 metre boş yer kalacak demektir.Bu boş yer kalması bizim yemi uzağa atabilme kabiliyetimizi azaltır.Bu nedenle bizim demekki 80 metrelik
kısmın sarılacağı boşluğun %10 u kadar bir pay bırakarak bu boşluğu doldurmamız lazımdır.Yani 70 metrelik misinanın kapladığı yer kadar
 bir boşluk alttan doldurulmalıdır. Bu boşluk ya gazete kağıdı sararak
 yada aynı kalınlıkta eski bir misinayı alta sararak kapatılabilir.

Ball bearing: makinanın içindeki eylemlerde yer alan rulman sayısıdır.
Bu sayı makinanın sarması kolaylaşacaktır.İyi bir makinada en az 3
olması gerekir.Bir makine alırken yedek kafa verenler tercih edilmelidir.Böylece o yedek kafa yada farklı kalınlıkta bir misina sarıp
 iki makınanız varmış gibi rahat edebilirsiniz.

Olta ipi: Turna için genellikle 0.35 lik misina en çok kullanılan misinadır.Usta avcılar için ince misina avcı misinadır.Ancak turna
güçlü ve yırtıcı bir balık olduğundan sağlamlıkta gereklidir.Son yıllarda
 bu ihtiyaca cevaben floş ipinden yapılan ve avcılar arasında ip misina olarak bilinen olta ipleri piyasaya sürülmüştür. Bunların 0.20 lik
olanlarının bile 12 kg çekeri olduğundan çok kullanışlıdırlar.Ancak
karıştığı zaman misina gibi kolay açılmamaları en büyük dezavantajlarıdır.Yine son yıllarda kimya alanındaki ilerlemeler
invisible yani görünmez misinaları ortaya çıkarmıştır.Bunların esprileri
ışığı kırma indexleri su ile aynı olduğundan balık gözü bunları algılayamamaktadırlar.Ancak turna çok kalın olmadıkça misinayı fazla seçmez.En iyi misina bile gün ışığında zamanla bozulduğundan ara ara
 test edilmelidir.Bunun için bir metrelik bir misina 5 kg. lık bir ağırlığa bağlanır ve kopup kopmadığı her sezon öncesi test edilir.Eğer kopuyorsa işte bu kısım misina atılmayıp yeni misinaya makinada dolgu için kullanılabilir.

Takım çantası: İçinde böcek sokmalarına karşı amonyak, sargıbezi,
oksijenli su,tentürdiyot gibi ilk yardım malzemesi, yedek misina ve kancalar, zokalar, küçük bir pens ve avcı çakısı, küçük bir pilli el feneri, balık tutma eldiveninin de bulunduğu genellikle plastikten yapılan
 avcının vaz geçilmez hazinesinin saklandığı kaplardır.

Çelik beden: Olta ipinin ucuna bağlanır.Turna dişli bir balık olduğundan misinaları dişleyerek keseceğinden bisikletlerdeki fren teline benzer
çelik telden yapılan bir ucunda fırdöndü diğer ucunda klips olan 30 cm.
 kadar bir düzenek üzerine takılan iğnelere yem takılır.

Şamandra:Turna avı için eğer şamandralı yöntem kullanılacaksa canlı
 yem olacak balığın batıramayacağı yada takılacak ölü balığın ağırlığını taşıyabilen büyüklükte battal boy şamandralar kullanılır.

Yapay yemler:Turna ya görerek yada daha öncede anlattığım çene
altında sensor hücreler yardımıyla titreşimleri hissederek avını bulur.
Bu fikirden hareketle turnanın dikkatini çekecek ya parlak ya hareketli
 yada her iki özelliği birden taşıyan pek çok yapay yem yapılmıştır.Bu yemler su üstü yemleri,kaşıklar,döner kaşıklar,silikon yemler,batan
dalan yemler gibi isimlerle karşımıza çıkarlar.Avdan çok avcıyı avlarlar.

Silikon yemler: En çok bilineni balık şeklindeki sasi de denilen silikon
esaslı yemlerdir.Kimi balık kimi solucan şeklindedir.2-4-6-8-10 gibi 2 şer
 cm arayla büyüyen boyda her türlü renk ya da desende bulunurlar.Favori renklerim saf beyaz saf bayrak kırmızı, kırmızı sırt beyaz karın, siyah sırt sarı karın yeşil sırt beyaz veya açık yeşil karın.6-8 cm olanları en sık kullanılır.Tek iğneli zoka yardımıyla kullanılırlar.Bazı avcılar karın
bölgesine 3 lü bir iğne düzeneği de ilave ederler.Bu tür yemlerdeki en
 önemli kısım kuyruk hareketidir.Gövde ile kuyruğun birleşim kısmı çok esnek ve düşük hızda bile hareket edecek özellikte olmalıdır.En etkili
en ucuz yapay yemdir.Yemi daha etkin kılmak için bir kaşık ilave edilmektedir.Çantanızda en az 10 adet bulunmalı.

Zokalar: Özellikle turna avının vazgeçilmez kurşun iğne kombinasyonudur.Her cins plastik yapay yemin takılması için gereklidir.

Kaşıklar:Kendi eksenleri etrafında yalpayarak yada dönerek hareket ederler.Bu yaralı bir balığın hareketlerinin taklidi gibidir.Bu sıradada
 kısmen ışığı yansıtırlar ve balık pulundan ışık yansıyormuş hissi elde edilir.Genellikle pirinçten yapılırlar üzerleri kromaj yada boya ile kaplanır.Klasik etkili yemlerdendir.Kırmızı üzeri beyaz desenliolan
kaşıklar en favori yemlerimdendir.Üstleri halogramlı veya otlara takılmaması için özel tipte yapılanları vardır.

Döner kaşıklar:Bunlarda dönme yalpalama veya kendi ekseni üzerinde
değil merkezi bir eksen üzerinde olur.Çok etkili yemlerdir.Tek
dezavantajları pahalı oluşlarıdır.3-4-5 no olanları turnada çok kullanılır.Mutlaka her takım çantasında 3 ve 4 numarasından 2 şer
tane olmalıdır.Bu da üstüne döner kaşık ilave edilmiş profesyonel bir
 sığ su yemi.Bu yemin kurşun ağırlığı oldukça hafif ayrıca döner
kanatlar nedeniyle fazla batmıyor suyun bir karış kadar altından
geliyor.Eğer lastik saçakların içine gizli tekli iğnesine orak şekilli
 silikon yem takarsanız otlarada takılmıyor,biraz pahalı ve kullanım
yeri sınırlı favorilerimden birisi.Elips döner kaşık.Ancak kahverengi
sincap tüyünden kuyruklu olanları mükemmel sonuç veriyor ancak çok pahalı.

Titreşimli yemler:Bu yemin İngilizce adı buzzbait,ben buna fırıldaklı yem diyorum özellikle arkasındaki iğneye orak şekilli silikon yem taıldığında
sığ sularda otların arasından turna alıyor.Bu yem Amerika ve Kanada da
 çok propagandası yapılan bir yem.Bende birkaç tipine sahibim ancak bir
 su üstü yemi kullanım alanı sınırlı avdan çok avcıyı avlayan yemlerden
 bu yüzden sadece profesyonellere tavsiye ediyorum.

Batan dalan yemler:Bu yemlerde özellikle çektirme yaparken verimli
olan yemlerden çok fazla reklamı olan bu yemlerin kaliteli olanları
maalesef çok pahalı.Ancak belli bir süre ustalaştıktan sonra verimli av veriyor. Ucundaki uzantısının açısına derine dalan orta derinliğe dalan
göre dalan yüzeyden gelen tipleri mevcut.Bu kadarındanda anlaşılacağı üzere bu alan sonsuz bir çeşide sahip bu nedenle burada her yem
hakkında tek tek bilgi vermek için inanın 1 hafta yetmez.Ancak sizlere söyleyebileceğim en çok kullanılan yemler olmuştur.Yemlerin çoğu ticari olarak abartılı reklamlarla satılmaktadırlar ve bir çoğu avdan çok
avcıyı avlar niteliktedir.Bu nedenle denenmemiş yemlere itibar etmeyiniz.Özetle çantanızda mutlaka çeşitli tipte ama kuyruk aksiyonu
 iyi olan sasiler,söğüt yaprağı şeklinde balık pulu desenli döner kaşığın
3 ve 4 numarası bir adet ot tutmaz, birkaç tip armut kaşık bulunmalıdır.
Diğer yemler ustalaştıkça ve tecrübeyle takım çantanızda yavaş yavaş
 yer almalıdır.

Kepçeler:Turna avının en vazgeçilmez elemanlarındandır.Balığın
kaçmadan ele geçirilmesini ve balığı istediğimiz gibi tutmamıza yarar.

 

 

 

                                                                                                                                          
ALINTI (av doğa dergisi)

                                                                                                                                                   Prof.Dr.Hikmet SOLAK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !